Archive for Temmuz, 2007

Dertleri zevk edinmek kavramı vardır ya, halkımızın “sado/mazo” özelliğini yansıtır…
Bazı
gazeteci arkadaşlar da buna benzer bir “yanılma tiryakiliği”
geliştirdiler, yanıla yanıla bunu sevmeye başladılar. Yanılmadan
edemiyorlar.
Deniz Baykal’a ateş püskürüyorlar (her seçimde
olduğu gibi)… Baykal bir bıraksa “CHP şahlanacak, oylarını ikiye
katlayacak, iktidara gelecek”… Çünkü halk sol istiyormuş. Tabii,
CHP’nin sağa kaydığını söyleyenlerin yanısıra, bu partiye hâlâ
utanmadan ve sıkılmadan sol diyenler bile [...]


TAMER KORKMAZ – Zaman
Ulusalcı
Cephe “CHP-MHP koalisyonu” hayaliyle yaşıyor. Adları “Ulusalcı” ama
“Milli” değiller! Bütün mesele de bu ya…AKP’ye olan husumetleri ön
planda. AKP’nin bir kez daha seçim zaferi elde edecek olması uykularını
kaçırıyor…
Asıl dertleri ise Ankara’daki “gizli iktidarı” kaybetmiş olmaları! Derindeki gerçek budur…

***

Adının CHP ile birlikte anılması MHP’nin aleyhinedir. MHP lideri
ve yöneticileri arada bir “CHP ile koalisyon [...]


Taha AKYOL
ELBETTE bir cumhurbaşkanı, Anayasa değişikliklerini “şekil yönünden”
iptal ettirmek için dava açabilir. Sayın Sezer ise, daha ileri giderek,
son Çankaya savaşlarında siyaseten öylesine tarafgir hale gelmiştir ki,
Anayasa Mahkemesi’nden “hukuken imkânsız” bir talepte bulunmayı bile
denemiş, cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören Anayasa
değişikliğinin Anayasa Mahkemesi tarafından “yok hükmünde sayılmasını”
isteyebilmiştir!
Halbuki, Anayasa’mıza göre, Anayasa Mahkemesi, önüne gelen yasalar
konusunda ya “iptal” ya da [...]


Engin ARDIÇ
02.10.2004

Hayır efendim, çok şükür henüz kafayı yemedim. Başlıkta okuduğunuz
cümleyi de ben kurmadım. Kim kurmuş, biliyor musunuz? Mustafa Kemal
Atatürk.
O zamanın İsveç veliahtı, sonra kral olacak Gustav
Adolf’un Çankaya ziyaretinde verdiği nutukta, pardon, söylevde
söylemiş. Yıl, 1932.
Bakın şöyle demiş: ‘Avrupa’nın iki bitim
ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları
olarak, baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar.’
Hiçbir [...]


Engin Ardıç

Sıcaklar iyice bastırıp
beyinler haşlama olunca, emekli memurluktan politikacılığa geçiş
yapmaya çalışan birtakım milletvekili adayları “Atatürk aslında İmam
Maturidi’nin yolunda yürüyordu” diyecek kadar zırvalamaya başladılar
ya…
Biz de Sayın Nusret Demiral’ı hatırladık.
Kendisi emekli başsavcı.
Hani şu “Uğur Mumcu’nun katili ortaya çıkarılınca onu bırakıp haberi yapan gazetecileri gözaltına alan adam” canım…
Ezanın Türkçe okunmasını istemiş, bu yüzden ayağının tozuyla girdiği politika dünyasından [...]


TAMER KORKMAZ
Başbakan
“Yeni cumhurbaşkanı için uzlaşma ararım. Elimde liste aday isimleriyle
tura çıkarım” diye konuştu: Bu açıklama Erdoğan’ın Abdullah Gül’ün
Çankaya adaylığından vazgeçtiği biçiminde yorumlandı…
Oysa, bu yorum gerçeği yansıtmıyor. “Temenni”lerin dile getirilmesinden öteye gidemiyor…

Bir kere daha buraya yazıyorum: Abdullah Gül’ün nasıl aday
olduğu hususunu göz ardı ederek Çankaya seçimindeki gidişatını doğru
değerlendirebilmek mümkün değil…

Erdoğan’ın “uzlaşma” lafı etmesi Baykal’ın [...]


mıcır

10Jul07

Powered by ScribeFire.


Engin Ardıç
Şu ünlü ve karanlık
“Dolmabahçe mülakatında”, ki Amasya mülakatından önemsiz değildir,
başbakan genelkurmay başkanına “bakın muhtıra verdiniz borsa on iki
puan düştü paşam” gibilerden bir şey söylemiş…
Bazı “ulusalcı” arkadaşlar bunu fena halde ti’ye aldılar.
Çok ayıpmış, borsa düşünülecek sıra mıymış?
Başı
bağlının kocası Çankaya’ya çıkarsa vatan elden gidermiş, böyle bir
durumu önlemek için ordu devreye girince kim şeyedermiş borsayı?
Bu
ne menem borsadır [...]


Firavun inadı

03Jul07

EKREM DUMANLI
Tekirdağ otobüsünde yanımıza Karadenizli bir beyefendi oturuyor.
Bizimkiler duramıyor, başlıyor irşad ve tebliğe. O dönemler öyle.
Mutlaka bir girizgâh bulunur, mukteza-yı hal ve makama mutabık olup
olmadığına bakılmaksızın bir şeyler anlatılırdı. Cam kenarından
bizimkilerin gayretkeşliğini gözlemliyorum. Birisi sözü Firavun’a
getiriyor. O günlerde Zafer Dergisi, Firavun’un cesedinin çürümeyip,
ibret için korunduğunu ve bunun da asırlar önce Kur’an ayetinde
anlatıldığını neşretmiş. Bizimki bu [...]


Sıcak altında bekleyen
insanların bu tıkış tıkışlıkla neden kendilerine eziyet verdiklerini,
arkaya doğru biraz açılmadıklarını doğal olarak merak ettim
İleride
yazabileceğim konuları not ettiğim deftere bakarken, Elazığ gezisinde
miting meydanıyla ilgili almış olduğum bazı notları tekrar okudum ve bu
konunun yazılması için ortamın gayet uygun olduğunu düşündüm.
Aslında yazacağım konu Türkiye’nin ilelebet sorunudur. Ne zaman yazsanız, gündem dışı kalmanız mümkün değildir. [...]