Geçen yıl bir Amerikalı bilişim uzmanıyla konuşurken, şu gözlemini seslendirmişti bana:
-Çocuklar ders notlarını evlerine getirdikleri zaman, ana ve babalar hemen zayıf olan notlara takılırlar. Kırık not alınan derslerin takviyesi için özel öğretmenler tutulur. Oysa önemli olan öğrencinin iyi not aldığı ve başarılı olduğu derslerdir. Aileler, evlatlarının başarılı olduğu derslere de ağırlık verseler, uygarlığa katkıda bulunacak sanatçılar, bilim adamları, sporcular çıkabilir öğrencilerin arasından.
İstanbul Hukuk Fakültesi’nin efsaneleşmiş hocalarından Prof. Schwartz da “Ben sınavda öğrencilerimin bilmediği değil bildiği konuları bulmaya çalışırım” dermiş ya.
Bakalım yarın ilk kez “Okul”u tanıyacak olan 1.3 milyon minik arasından kimler çıkacak? Kendilerinden önceki kuşaklara ezberletilen köhne bilgileri, önyargıları bu miniklerden kaç tanesi reddedebilecek?
Peter Drucker, oyuncak üreten büyük bir şirketin satışları düşünce buldukları çözümü kitabında anlatır. Bu şirket yönetim kuruluna biri 6, diğeri 12 yaşında iki çocuğu almış. Bu iki çocuk ürünleri inceleyince anlamışlar ki, yönetimdeki yaşlıların çocuklukta sahip olmak istedikleri buharlı lokomotif, otomobil, uçak gibi oyuncakları üretiyormuş şirket. İki çocuk uzay çağının oyuncaklarını, bilgi çağının gereçlerini önermişler. Bu şekilde ürünlere talep artmış ve şirket kurtulmuş.
Acaba Talim Terbiye’ye iki çocuk, YÖK’e de en az beş çocuk yönetici olarak girselerdi, bir şeyler değişir miydi?

Mehmet Barlas



One Response to “Beklentilerimiz üzerine..”  

  1. çok ilginç…Mehmet Barlas’ ı severim ama son zamanlarda fazla dikkatli okumuyorum cok siyazet yaziyor diye…bu yazisi gözümden kacmis…


Leave a Reply